ÇAKIR: ÜLKEYİ, BİZ YÖNETECEĞİZ!

ÇAKIR: YENİ BİR DÜNYA KURULUYOR, BİZ DE YENİ TÜRKİYE’Yİ KURACAĞIZ!

Kendi köyü olan Reşadiye’ye bağlı Güvendik’te unutulmayacak bir şekilde karşılanan AK Parti Tokat Milletvekili Adayı Prof. Dr. Coşkun Çakır, Türkiye’yi milletin kendi içinden gelen kişilerin yönetmesini istemeyen yapıların büyük çaba sarf ettiğini belirtirken, muhalefete ve batı ülkelerine de sert mesajlar gönderdi.

Reşadiye’de esnafı ve Tozanlı Vadisindeki köyleri ziyaret eden Çakır, gece geç saatlerde babaocağı Güvendik Köyünde düzenlenen programa katıldı. Yoğun ilgi sonrası duygusal anlar yaşayan Çakır, tezahuratlar ve alkışlar eşliğinde hemşerilerini selamlayarak başladığı konuşmasında, siyasete girme nedeninden ve 7 Haziran Seçimlerinin öneminden bahsetti. Hayatının hiçbir döneminde Reşadiye’den ve Tokat’tan kopmadığını ve yöreyi iyi bildiğini belirten Çakır, tek hedefinin kardeşliğin tesisi ve hizmetin tüm tabana yayılması olduğunu vurguladı.

Yıllarca birçok vakıf ve dernekte bu niyetle çalışmalarda bulunduğunun altını çizen Çakır, “Çocukluğum gençliğim burada şekillendi. Yurtdışında yaşadım rüyalarımı burada gördüm. İnsanın memleketi bu kadar anlamlı, kutsal ve mübarektir. Hele gurbete giderseniz bu daha da anlamlanır. Vatan, kendinizi ait hissettiğiniz, hasretini duyduğunuz, kalkınmasını istediğiniz yerdir. Fakat, toprağı kendisine ait olduğu halde egemenliği olmayanlar, paryadır. Oranın vatan olabilmesi için egemenlik gerekir, milletin kararını kendisinin vermesi gerekir. Benim hayatımda siyaset üçüncü tercihimdir. İlk tercihim akademidir ve bu uğurda mesleklerin en güzeli öğretmenliği seçtim. Bir kelime, bir harf öğretmenin verdiği mutluluğu hiçbir servet karşılayamaz. Şimdi siyasete davet edildim, bu teveccüh gösterildi ve yaklaşık iki aydır köy köy, mahalle mahalle, dükkan dükkan geziyor, insanımızla hemhal oluyorum.

Bu süreçte hep şunu söyledim; Siyaseti kavganın aracı, çatışma ve horlamanın aracı olarak görmeyeceğim. Siyaseti bir fazilet ve ahlak olarak görmeye gayret göstereceğim. Bizim zayıf ve güçsüz demokrasimiz yüzünden sürekli siyaset konuşuyoruz. Güçlü demokrasiye ulaştığımızda, katılımcı yönetim dediğimiz sistemde; vakıf ve derneklerin, bir mahallenin bile kararı önemli olacaktır. Ben siyaseti bu şekilde görüyorum, İnşallah bu yoldan ayrılmayız. Siyasetin yegane amacı hizmet etmektir. Hizmet etmeyip, laf üreten siyasetçileri postalayın gitsin. Esas olan hizmettir” dedi.

“KOALİSYON İÇİN, HER YOLU DENİYORLAR”

Türkiye’de siyasi istikrarı yok etmek için birçok oyun oynandığını belirten Çakır, “Siyasete girmem teklif edildiğinde, dahil olduğum şey aslında bundan 13 yıl önce bir kutlu yürüyüşün başladığı, bir güzel kervanın yol aldığı yolculuktu. Bu güzel yolculuğu başlatanlar, önünde gidenler Kurucu Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Genel Başkanımız Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’dur. “One minute” diyen, “Dünya 5’ten büyüktür” diyen, Filistin’de, Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanlar’da bütün dindaşlarımızın ve soydaşlarımızın yüzünü ak, başını dik tutan Recep Tayyip Erdoğan’dan bayrağı şimdi, benim hocam, ağabeyim kıymetli Başbakanımız Ahmet Davutoğlu devralmıştır. Kendisi 24 saat kendisine yetmediği için yeni bir saat icat eden, yedi cihanda bir karınca gibi çalışan ve bu aziz milletin şerefini, onurunu korumak için yıllarca çalışmış ve sonrasında da Başbakanlık vazifesini, hırkasını giymiştir. Allah bize onların yanında hizmet etmeyi nasip etti, İnşallah biz de milletimize hayırlı hizmetlerde bulunuruz.

Ben birinci gün söylemiş olduğum şeyi bugün de söylüyorum; Herhangi bir partiye, adaya sataşmayacağım dedim ve bu sözümü tuttum. Sözüm ona aydın, entelektüellerin “Sandık her şey değildir” sözlerini konuşmalarımın merkezine yerleştirdim ve “Sandık her şeydir, sandık namustur” dedim. Bu milletin iradesi sandıkta tecelli eder. Biz düşüncelerimizi, inancımızı, çocuklarımızın geleceğini o zarfa koyuyoruz. İşte bu yüzden sandık her şeydir diyoruz.

Fakat bu seçimlerde örnek vermem gerekirse; İki güreşçi çıkar, biri galip gelir ve yenen de yenilen de kucaklaşıp ayrılırlar. Şimdi “pehlivanlardan birinin elini bağlayalım, hakem bazı numaralar cambazlıklar etsin ve galibi biz belirleyelim” diyorlar. İşte HDP’nin barajı geçmesi için yapılan budur. HDP normal şartlarla barajı aşsa ağzımızı açmayız, eyvallah deriz. Lakin normal şartlarda HDP’nin barajı geçme ihtimali olmadığı için büyük ittifaklar, oyunlar tertipleniyor. Hesap şu; MHP ve CHP koalisyon kuracak, HDP’de bunları destekleyecek. Ben hiçbir partinin adını ağzıma almadım, almayacağımı da söylemiştim ama bu çok farklı bir durum. Burada siyaset değil, gizli işler var çünkü. Bu koalisyonun içerisinde, partiler, stk’lar, uluslar arası basın ile Türkiye’deki temsilcileri ve bazı batı ülkeleri var. Tek dertleri AK Parti iktidarının düşürülerek, koalisyonun kurulması” diye konuştu.

“ZİHNİMİZİ YENİDEN KARS İLE EDİRNE ARASINA SIKIŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Asırlarca geniş bir coğrafyada barış ve hoşgörü içerisinde, güvenle yaşayan halkın, yeniden dünyaya açılmasının engellenmek istediğine de değinen Çakır, “Biz, özgüvenimizi ve cesaretimizi kaybettik. Bu millet sadece 200 yıl öncesine kadar Saraybosna’dan çıkmak suretiyle, Batum’a, Tebriz’e kadar tek bir engelleme ve sorgu olmadan gidebiliyordu. Büyük bir coğrafyada, büyük bir güven ve cesaretle hareket edilebiliyordu. Böyle bir milletin özgüveni ve cesareti dağlar kadardır. Şimdi ise milletimizin zihnini Kars ile Edirne arasına sıkıştırdıkları gibi türlü horlama, baskı ve dezenformasyon ile özgüvenini ve cesaretini de kaybettirdiler. Buna yeniden ulaştığımızda Allah’ın da izniyle yedi cihanda bizim borumuz öter. Bizim geçmişimiz bizim en önemli kaynağımız, besleneceğimiz en iyi yerdir. Bu yüzden kendi seçimleri ile doğru dürüst alakadar olmayan batı medyası ve lobisi, ülkemizdeki 7 Haziran seçimlerine kitlenmiş durumda. 13 yıllık istikrarlı ve sesi gür çıkan Türkiye’den çok rahatsızlar ve türlü oyunları çevirmelerine rağmen AK Parti iktidarını yıkamadılar. Öte yandan Müslümanlar ve mazlumların da gözü bu seçimde. Tanzimattan bu yana milletimiz yeniden uluslar arası siyasette yerini aldı. Yeni bir dünya kuruluyor ve biz de Yeni Türkiye’yi kurmalıyız. Onlar, dar ufukları nedeniyle bu süreci okuyamıyor, göremiyorlar. Eski Türkiye onlar için bir hayal, bizim için ise yitip gitmiş bir zamandır. Hedefleri yok, millet diye, memleket diye, adalet diye, mazlum diye bir kaygıları yok” ifadelerini kullandı.

“NE YAPARLARSA YAPSINLAR, ÜLKEYİ BİZ YÖNETECEĞİZ!”

Türkiye’de artık yönetimin milletin elinde olduğunu vurgulayan Çakır, milli iradeye tahammül edemeyen yapıların birçok ittifaka kalkıştığını söyleyerek, şunları kaydetti; “Osmanlı düştükten sonra dağıldık, fakat Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte biraz doğrulduk. Şimdi bütün dindaşlarımız, soydaşlarımız bize şunu diyor; “Siz orada dik duracaksınız ki, biz burada başımız dik gezebilelim.” Ortaasya’daki, Ortadoğu, Balkanlar, Kırım, Kafkaslar, Doğu Türkistan, Kerkük ve Afrika’daki insanların gözü bizim ülkemizde. İnsanlar her şeyi görüyor ve farkında. Tek göremeyen bunlar, bu zihniyetler. 2004 ve 2007’de partimize kapatma davası açtılar, sanal darbeler, türlü oyun ve tezgahlar düzenlediler, yıkamadılar. En son içimizden birileri ile bizi yaraladılar, saldırdılar. Allah onları ıslah etsin, ne diyeyim. Biz halkız, bu toprakların çocuğu ve mirasçılarıyız. Bu toprakların irfanını, bu milletin ferasetini yabana atıyorlar. Bu topraklarda milletin sözü geçer, bu topraklar için bedel ödeyenlerin evlatlarının, yani bizlerin sözü geçer, başkalarının değil. Ne yaparlarsa yapsınlar, nereden saldırırlarsa saldırsınlar, okyanus ötesi de olsa, içeriden de olsa artık sonuç değişmeyecek. Artık bu ülkeyi güdümlü koalisyonlar, vesayetler ve belli odakların uzantıları değil, biz yöneteceğiz! Yani bu milletin evlatları yönetecek!”



05.06.2015